Akkışla Gelenekleri
Akkışla Gelenekleri
| Makale İçeriği |
|---|
| Akkışla Gelenekleri |
| Koç Katımı |
| Sayıl Çıkarma |
| Yeni Yoğurt Bayramı |
| Kuzu Yıkama |
| Tüm Sayfalar |
AKKIŞLA’DA GELENEK
- KIZ ALMA- OĞLAN EVLENDİRME-DÜĞÜNLER
A. KIZ İSTEME
Evlenecek gencin akrabaları öncelikle kız tarafına niyetlerini duyururlar. Eğer kız tarafının gönlü yoksa “bizim gelinlik kızımız yok” derler. Cevap olumlu ise; “konuşalım biz size bilgi veririz” denir. İki taraf ta anlaşma olursa belli bir güne randevu verilir. Bu gün de her iki tarafın yakın akrabaları ve komşularının olduğu bir tören yapılır. Bu törene KAHVE İÇME adı verilir. Kararlaştırılan günde erkek tarafının yakın akrabaları, komşuları kız tarafını ziyaret eder. Bir müddet havadan sudan konuşulduktan sonra; Kız tarafından sebebi ziyaret sorulur, erkek tarafının temsilcisi “Allah’ın emri, Peygamber Efendimizin kavli üzere oğlumuz………. a kızınz ……. ı istiyoruz” derler. Kız tarafı temsilcisi hayırlı uğurlu olsun diyerek, kahveleri ister. Kız tarafı misafirlere kahve ikramında bulunur. Erkek tarafının yakınından birine kahve özel gelir. Bu kişi kahveyi getiren kişiye belli bir miktar bahşiş verir. Daha sonra dua yapılarak kalkılır. Artık bundan sonra falanın kızının kahvesi içildi denilir. Bu olaya söz kahvesi de denir.
B. NİŞAN (YAĞLIK BAĞLAMA)
Nişan törenleri iki zamanda yapıla bilir. 1.si düğünden çok önceleri 2. si gelin almadan bir gün önce olur. Nişan törenleri zamanına göre takılı veya takısız olarak yapılmaktadır. Düğünden çok önce nişan yapılacaksa; genelde akşam vakitlerinde yapılır. Kız istemede olduğu gibi önce kız istenir. Daha sonra şerbet ve pasta misafirlere ikram edilir. Bir sözcünün gözetiminde takı merasimi gerçekleştirilir. Bu olaya halk arasında eskiden yağlık bağlama denirdi. Gelinin koluna bir yağlık bağlanır. Eğer sonradan nişan bozulursa, falan yağlığı atmış denirdi.
C. DÜĞÜN

Düğünler genel olarak Pazar günleri yapılır. Düğünün yapılacağı haftanın pazartesi-Salı Çarşamba günlerinden birinde bir kız bir erkek tarafı kadın düğüne davete çıkarlar. Buna yöresel olarak buyur denir. Buyurun gelin anlamında. Eğer uzaktaki bir yakın çağrılacaksa buna okuntu gönderme denir. Buyur yapıldıktan sonra Perşembe günü bayrak kaldırma, bayrak dikme işlemi olur. Damadın arkadaşları ve komşuları toplanarak düğün bayrağını damadın baba evinin uygun bir yerine asarlar. Burada dikkat edilen husus analı babalı birinin bayrağı dikmesi ve düğün süresince taşımasıdır. Bu işi yapan şahısa bayraktar denir. Birde düğün evine gelen misafirlerle ilgilenen düğün kahyası olur.
Cuma günü öğleden sonra düğün filen başlamış olur. Eskilerde düğün evlerinde halaylar çekilirdi. Şimdiki zamanda davul-zurna yada çalgı getirilmektedir. Düğünlerde yöresel halaylar ve oyunlar oynanır. Sivas ağırlaması gibi. Türkü halaylar olarak köprüden geçti gelin, çavuşa da bak çekilirdi. Cuma geceleri erkek evinde yüzük oyunu oynanırdı. Bu oyun iki grup oluşturularak yedi fincanlı bir tepside oynanırdı Temel de fincanların biri altına saklanan yüzüğü bulmaya dayalı bir oyundur. Oyun sonrasında kazanan takımın kaybeden takıma oyunlar yapması yada kaybedenlerin kazananlara ziyafet çekmesiyle sonlanır. Oyunlara şakaya dayanma kabiliyeti yüksek olanlar katılırdı.
Düğünlerde sabahları çok erken dan davulu adı altında erkenden davul çalmakta vardı. Bu komşulara düğün evi ayakta anlamına gelir. Cumartesi günü erkek evi kız evine şerbetçi gider. Bu genelde öğle ezanından sonra olur. Erkek tarafı türküler çağırarak, halaylar çekerek, seğmen oynayarak kadınlı erkekli kız evine giderler. Orada kız evi sakinleri erkek evini karşılarlar. Bayraktar kız evinde bekleyenleri selamlar. Öncelikle bayraktara bayrak sorusu sorulur, soru bilinemezse bayrak elden gider, bedeli ödenerek geri alınır yada müsaade istenir cevap bir gün sonra verilir. Bu esnada kız evinden temsili bir hakim yüksekçe bir yere çıkarak misafirlere hoş geldiniz der. Daha sonra temsili jandarmaları yardımıyla erkek evinden gelenleri çağırıp onlara hayatlarında yaptıkları iş yada şakalarla ilgili damat a yakınlıklarına bakarak cezalar verir bunları da jandarmalarına infaz ettirir. Bu cezalar şaka mahiyetinde olup oyun oynatma, Soğan kaptırma gibi hareketlerden oluşur.Halaylar çekildikten sonra damat ve gelin düğün alayının içine gelerek bir mihmandarın önderliğinde evlenen çifte yüzükleri takılır. Şerbetleri damat ve geline ikram edilir. Şerbetini içen bardağını kırar. Bu hareket bizden başkası aynı bardaktan içemezsin anlamı taşır. Bir birine sadakati gösterir. Takı merasimine başlanır.. Gelen misafirlere şerbet ve pasta ikram edilir. Erkek evine dönüş yapılır.
Cumartesi akşamı aynı şekilde kınacı giderek kızın kınasını baba evinde yakarlar. Kına yakılırken gelin duvaklar içinde mumlar eşliğinde ortaya alınarak duygusal türküler söylenerek ağlatmaya çalışılır. (Malkara türküsü yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar….) Damadın kınası kız evinden geldikten sonra damadın arkadaşlarının katılımıyla dualar eşliğinde yapılır.
Pazar günü öğle ezanından sonra gelin almaya kız evine gidilir. Yolda halaylar seğmenler çekilir türküler söylenir, gazeller çekilir. (süleymanoğlundan) Eskilerde kız getirmeye damatlar gitmezdi. Son zamanlarda damat süslenen arabasıyla yanında sağdıcıyla kız evine gider oldu. Kız evine varılınca selamlamadan sonra genelde kapı açılmaz kayın peder bahşiş verir, kapı açılır. Kızın çeyiz sandığının üzerine oturulur bunlara da kayınpeder tarafından bahşiş verilir. Damat kız evine gelerek gelini koluna takar. Kızın babası yada erkek kardeşi kuşağını bağlar. Sağdıç, damat, gelin; kız evinin büyüklerinin ellerini öperler. Gelin arabasının etrafında üç defa dönerek sağdan arabaya bilinir. Kız babası yada erkek kardeşi gelin arabasının üzerine içerisinde buğday,üzüm para bulunan karışımı serper ki uğurlu - bereketli olsun diye. Bu paraları çocuklar yada genç delikanlılar alırlar ki bize de kısmet olsun anlamında. Mezarlık ziyaret edilip damat evine gelinir. Eskilerde gelin attan inmiyor derlerdi şimdi ise arabanın kapısı açılmıyor diyerek kayınvalideden geline bir şey bağışlaması istenir. Buna üzengilik derlerdi. Kayınvalide maddi imkanına göre geline bir bağış yapar. Gelin kayın validenin koltuğunun altından geçerek içeri girer ki sözünü tutsun. Gelin içeri girerken damdan yada yüksekçe bir yerden bir toprak çanak atılır ki bu işin geri dönüşü olmasın. Gelinin kucağına erkek bir çocuk verilir ki çocuğu erkek olsun. Erkek evine hayırlar dilenerek düğün dağılır.
Pazartesi günü erkenden damat kayın validesinin elini öpmeye sağdıcıyla gider. Kuşluk vakti erkek tarafının yakın akrabaları gelinin duvağını açmak için toplanırlar. Gelinin getirmiş olduğu hediyeler dağıtılır. Bir hafta sonra kız tarafı kızın arkasına gelirler. Bu gelişte çerezler getirilir ki hoş sohbetler olsun.
Eskilerde başlık parası alınırdı.. Alınan bu paralar kıza çeyiz olarak verilirdi. Çoktandır bu adetler kalktı.